Kayıtlar

Mayıs, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

evlerin ışıkları bir bir yanarken

Resim
“İnsanın çocukluğunda bir an bir kapı açılır ve o sırada içeri gelecek sızar,” diyor Graham Greene. Ben bu sözü düşünürken aklıma sadece günbatımları geliyor, kayıtsız kalamadığım günbatımları, hayatın o sıradan mucizesi, hani biraz incedir sızısı.
Çocuğum o zaman, ekmek almaya gidiyorum. O sıralarda bilmiyorum akşam vakitlerinde çöken iç sıkıntısı nedir, ben bir tek arka arkaya banyoya girilen, önlük ütülenen Pazar günlerinin sıkıntısını biliyorum. Gün boyu insanı ikna etmeyen bir “tatil neşesi”nin televizyonda yankılanan sesini, odaya yayılan ütü buharını biliyorum. Kimi günlerin kırışığının hiçbir ütüyle açılmadığını, çayın çoğu zaman can sıkıntısını savuşturmak için demlendiğini bilmiyorum daha. Akşam vakitlerinde üst üste üst üste örtülen perdelerin sıkıntısını biliyorum ama. Ah o perdeler. Geceyi evin içine hapseden, dışarıyla içerinin arasına kalın bir çizgi çeken perdeler. Geceyi yine florasan lambaların cızırtısına, çekyatların, formikaların, portatif eşyaların insafına teslim…

toprağın tuzu: dünyayı yeniden yazmak

Resim
Son zamanlarda izlediğim en etkileyici belgeseldi Toprağın Tuzu. Film, Amazon’un ağzındaki Serra Pelado altın madeninde, uzaktan birer karınca gibi görünen, çamurlara bulanmış yüzlerce insanın Sebastião Salgadotarafından çekilmiş siyah beyaz fotoğraflarıyla açılıyor. Her meslekten, her profilden insanın bulunduğu bu mahşeri ortam,gerçeküstü bir atmosfer gibi görünse de herkes o fotoğraflarda biraz kendi insanlığına bakabilir. “Köle gibi görünüyorlar ama değiller, sadece zengin olma fikrinin kölesi onlar,” der Salgado.
Toprağın Tuzu, fotoğraflarıyla insanlık hallerini ve yaşadığımız gezegeni bize hatırlatan bir adamın zihninde dolaşan bir belgesel. Bir fotoğrafçı nedir ki? “Dünyayı ışık ve gölgeyle yazan, yeniden yazan kişidir,” der filmin başında Wim Wenders.
Sebastião Salgado, Brezilya’da bir çiftlikte dünyaya gelir. O sıralarda bir fotoğrafçı olmayı düşünmese de çocuklukta babasıyla gittiği bir yer vardır, orada dağların ardına bakıp merak eder, her dağın ötesinde bir hikâye, görüle…