Kayıtlar

Şubat, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

can sıkıntısı üzerine

Resim
Çocukluktan bu yana koruduğum köklü hislerden biri de can sıkıntısı. Çocukken onu neyle ilişkilendirirdim hatırlamıyorum. Annem çekmeceli dikiş kutusunu çıkarırdı, önümde renkli düğmeler, kurdeleler kat kat açılırdı, oyalanırdım azıcık oyalandığımı bilmeden.
Can sıkıntısı aklıma Giorgio de Chirico’nun resimlerini getiriyor. Bu resimler sanki çoğunlukla öğle vaktini anlatır, insanlar güneşin en tepede olduğu zamanda evlerine çekilmişlerdir. fakat nedense gölgeler alabildiğine uzundur. Hatta aslında o hapsolduğu gövdeden kopup bağımsız bir hayata doğru kaçacak gibidir. Kocaman meydanlar, binalar…Tekdüzelik ve etraftaki her şeye sinmiş hayatsızlık.
Son zamanlarda sıkça karşılaşır oldum bu ressamla. Naipaul’un Türkçe’ye yeni çevrilen kitabı (The Enigma of Arrival / Gelişin Bilmecesi) da ismini bu ressamın tablosundan almış. Truman Capote’nin “Yerel Renkler”* isimli kitabında da zaman zaman anılıyor. Nedense zihnim Capote’yi Scott Fitzgerald’la birleştirme eğiliminde. İkisinin aynı insan …