Kayıtlar

Mayıs, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

New York'ta bir otel odası

Resim
Bir kitapçıdaki (Politcs & Prose) kartpostallardan...Blogdan uzak kalmak evden ayrı kalmak gibi. Yabancı bir şehirde, bir otel odasında bile blog için yazarken kendimi tamamen evimde hissediyorum sanırım. İyice yerleşmişim anlaşılan buraya;) Kendimi içine bıraktığım bir istiridye kabuğu…Yazamadığım zamanlardaysa aklımın bir köşesinde, ona kavuşacağım anı bekliyorum, kafamdan yazılar yazıyorum, çoğu uçup gidiyor.
Blogdan da evden de uzağım ne zamandır. Uzun bir ayrılıktan sonra eve dönmeyi seviyorum. Kapıyı o ilk açtığımda bulduğum sessizliği, o dilsiz ve sakin dünyayı seviyorum. Evimi çok özlüyorum. Her seferinde daha da çok sanki.Eşyaların gizli hayatını düşünüyorum. Evde kendi kendine soluk alıp veren eşyalar… Sizden habersiz bir hayat sürüyorlar. Koltuk kendi kendine eskiyor, rafların üzerinde toz birikiyor, pencere her gün biraz farklı bir akşam güneşini görüyor, bir bitki boynunu büküyor. Bu gizli hayatla birlikte sanki aranıza bir mesafe giriyor. Kediler bile size “uzun zaman…